Final Dönemi Başlar…

Eveeet yorucu ( hiç de değil daha çok sıkıcı ) bir dönemin ardından nihayet final dönemine girmiş bulunmaktayım. Aslına bakılacak olursa ilk finalimi de oldum. Kaldı 3 final ( Bir çok üniversitede 10′a yakın hatta daha fazla ders alınırken 5 ders almak gerçekten iyiymiş :) ) Bu yüzden sınavlarım var ondan blogda birşeyler yazamadım bahanesini uyduramayacağımdan birşeyler karalamak istedim.

Django ile hazırladığım ilk projemi finaller bittikten bir iki gün sonra ( belki de daha önce ) bitirmeyi planlıyorum. Ardından da birtakım küçük uygulamalar ve aklımda olan bir de biraz daha geniş bir uygulama var onu yapacağım.

Gimp yanında Inkscape  ile de ilgilenmeye başladım. Anıl Özbek’in takip ettiğim bloglarından biri olan Lay Lay Lom Gimp‘de bulunan Inkscape örneklerini de uyguluyorum, herkese de tavsiye ediyorum.Yakında bir iki kaynaktan Inkscape örnekleri paylaşabilirim.

Neyse şimdilik bu kadar biraz da ders çalışalım…

Ben geldim

Son zamanlarda yazacak bir çok şey gelip geçiyor ama nedense ben bunları aktarmaya güç bulamıyorum. Oysa çok ilgimi çeken olaylar olmuyor değil. Ama bakınca son blog girdilerimin hepsinin farklı aylarda yapıldığını görmek bana burayı ne kadar çok boşladığımı anlatmaya yetti. Sanırım bahar okulu ile uğraşırken başlayan blogda yazı yazamama miskinliğim son bir aydır beni esir almış durumdaydı.

Biyoloji öğretmenliği 4. sınıfta okuduğum için bu dönemin başında sınıfça yeni kampüsümüze taşındık. Artık KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi’nde bir buçuk yıl (buçuğu bitti sayılır) okuyup mezun olacağım (inşallah). Bu tarafı soracak olursanız dersler benim için çok iç açıcı değil. Okula geldiğim günden beri öğretmenlik yerine normal bölüm yazsaymışım diyordum bu tarafta da fikrim değişmedi. Aslına bakacak olursak bir öğretmenin kesinlikle alması gereken dersler öğretiliyor bizlere. Öğretmenlik Mesleğine Giriş, Öğretimde Planlama ve Değerlendirme, Özel Öğretim Yöntemleri, Eğitim Psikolojisi ve Okul Deneyimi derslerini aldık bu dönem. Fakat öğretmenlik yapmayı düşünmediğim için bu derslerin bazı bölümlerinde sıkılıyorum. Hoş bu dersler bana da bir çok şey katıyor ama keşke derslere sadece izleyici olarak katılabilseydim. Ayrıca Eğitim fakültesine geçince notlar yükselir diyenler oluyordu şimdiye kadar gördüklerime nazaran şunu rahatlıkla söyleyebilirim : YOK ÖYLE BİRŞEY :) Sadece kendimden değil tüm arkadaşlarımdan bakınca bu kanıya vardım yoksa benim açımdan notların düşmesi yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı normal bir durum.

Önümde finaller ve ardından bitirilmesi gereken kocaman bir yıl daha var. Bu bir yıl içinde boş kalan zamanlarımı planladığım şekilde doldurabilirsem biyoloji bölümü yerine bu bölümü seçmemi avantaja çevirebileceğim.

Peki yeni kampüste başka neler oluyor:

Mesela KTÜ UZEM‘e sınıfça gidip bir BÖTE (yanlış yazdıysam uyarınız) öğretim görevlisi tarafından hazırlanmış ders sunusunu değerlendirdik. Kullanışlılığı ve daha çok da biyoloji okuduğumuz için bilgilerin doğruluğunu değerlendirmemiz istendi. Aslına bakarsak üniversite hayatımız boyunca yapılan en anlamlı uygulama olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bir projeye yorumlarımız ile katkıda bulunmak güzeldi. Bunun yanında UZEM’in sahip olduğu akıllı sınıfı görmek ve bilgi sahibi olmak da güzeldi.

Hayatta neler oluyor:

Bu arada Serkan’ın canı gibi sevdiği notebooku yani Abaccus abaccus’u bitkisel hayata girdi. Yeni bir lenovus türü ile hayatına devam edecek. Ama garip olan şu ki ben ondan çok merak ediyorum yeni bilgisayarını. Alalı 3-4 gün olmasına rağmen hala bilgisayarın bluetooth özelliğinin olup olmadığını dahi bilmemesi sanırım bunu gösteriyor :) Artık belki bu yazımı okur da kendi blogunda bizlere bu lenovus’un dünyaya geliş öyküsünü paylaşır :)

Bunun yanında ben neler yapıyorum/yapacağım diye bakacak olursak:

Bir süredir Django üzerine yoğunlaştım ve kendi çapımda küçük projeler yapmaya başladım ( henüz çok başındayım … )

ALES ve ÜDS’ye girdim. Şimdiki hedefim TOEFL.

Serkan, Cihan ve Hakan Hoca ile başladığımız projenin bitirilmesi için çalışmalara başlanması kararı alındı.

Blog daha aktif kullanılmaya karar verildi :)

Yüksek lisans için araştırmalara bir sene düşünme şansı olmasına rağmen başlandı…

Blog için tema yapmayı düşünüyordum ama sanırım beklemek zorunda.

Pardus 2009 Alfa yükleyip bir blog girdisi oluşturmayı düşünüyorum.

Bunun yanında arada sırada Gimp için örnekler okuyor ve uygulamaya çalışıyordum. Gerçekten iyi iş çıkaran gönüllüler sayesinde bir çok tutorialın Türkçe versiyonunu hatta videolarını bulmak mümkün ama eğer fırsat bulabilirsem yapılmamış olan bazı örnekleri de ben Türkçeleştirebilirim.

Gelişmeler oldukça zaten buradan bildiriyor olacağım. Şimdilik Django ile çalışmalara hız verip içime sinecek bir kaç proje oluşturmak istiyorum…

4. Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu

30 Nisan - 3 Mayıs 2009 tarihleri arasında KTÜ Biyoloji Kulübü olarak 4. Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu’nu gerçekleştirdik. İlk ikisini yine kulübümüz düzenlemişti. Üçüncüsüne ise Samsun 19 Mayıs Üniversitesi öğrencileri ev sahipliği yapmıştı. Bir yıllık aradan sonra yuvasına dönen organizasyonumuzun katılımcılar tarafından beğenildiği haberlerini almak gerçekten çok güzel. Bu sene yaklaşık 200 katılımcı ile birlikte 8 adet sunum ve 2 adet de gezi düzenledik. İlk iki organizasyondaki etkinliklere ek olarak bir de kapanış yemeği yapıldı. Umuyoruz ki bu yemek de beğenilmiştir.

Sunumlar konusuna değinecek olursak KTÜ Biyoloji Bölümü öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Zihni Demirbağ, KTÜ Ati Teknoloji A.Ş.’den Prof. Dr. Ercüment Ovalı, KTÜ Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atalay Sökmen, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Demirsoy, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ekrem Gürel, California Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yıldız, Muğla Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Bekir Çöl ve Bilkent Üniversitesi Cyberpark bünyesinde kurulmuş olan AG Biyoinformatik adlı şirket adına Bio. Ahmet Raşit Öztürk tarafından birbirinden güzel sunumlar ile katılımcılarımız bilgilendirildi.

Her sene olduğu gibi bu sene de katılımcılardan olumlu yorumlar aldık. Her sene daha iyisini hedefleyip başarmış olmak gerçekten gurur verici. Bu organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarıma buradan teşekkür etmek de boynumun borcu. Zira gerçekten canla başla çalıştılar, yeri geldi uyumadılar, sabah erken saatte gelip görevlerinin başına geçtiler ve en sonunda da sorunsuz biçimde dört gün geçmiş oldu.

Şimdiden bir sonraki bahar okulu için sorular gelmeye başladı. Görünüşe göre arkadaşlar da istekli. Hadi hayırlısı bakalım seneye ne gibi yenilikler olacak…

5. Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu’nda görüşmek üzere… ( Ayrıntılar www.baharokulu.com adresinden verilecek. )

Ktü Öğrencilerine E-mail…

Uzun bir aradan sonra ne var ne yok diye kişisel hesabıma giriş yaptım. Giriş yapar yapmaz karşıma okulun öğrencilerine mail verdiğini belirten uyarı geldi. Aslında diğer üniversitelerde olduğu için biraz kıskanmıyordum dersem yalan söylemiş olurum. Kullanacağımdan değil sadece onlar veriyor bizim ki neden vermiyor diye :) Hemen girdim ve mailimi aktif hale getirdim, şifremi değiştirdim. Mail.live.com üzerinden sağlanan bu mail hesapları için okuluma teşekkür ederim. Eğer siz de ktü öğrencisi iseniz vize notlarınızı öğrendiğiniz sayfaya giriş yapıp mail adresinizi ve şifrenizi öğrenebilirsiniz…

Ubuntu 8.10 Server Edition Deneyimlerim

Hali hazırda bulunan Hp Compaq nx 9005 model notebook’umu sunucu olarak kullanma amaçlı bir kurulum gerçekleştirdim. Aslında sanırım Pardus kullanarak yapacağım ama yinede CD’sini edinmişken bir denemek istedim. Tabii bir takım sorunlar olmadı değil. İlk açılışta sorunsuzdu. Güncellemeleri yaptım ve sistemi yeniden başlatmamı söyledi. Buraya kadar herşey tamam.

Fakat yeniden başlatınca touchpad ve klavyem çalışmadı. Hemen uğraşlar başladı araştırmalar sonucu forumda benzer sorunlara rastlayan birkaç kişi olduğunu gördüm. Onların çözümü şöyleydi:

Bu güncelleme sonrası /etc/X11/xorg.conf dosyasındaki bir takım kısımlar görünmez olarak ayarlanıyordu ve # işaretleri kaldırılmadığı sürece de klavye ve mouse görülmüyordu. Çözüm gayet basit gibi geldi değil mi? Dosya bulunur # işaretleri kaldırılır, hepsi bu. Ama işin garip olanı benim xorg.conf dosyamın tamamen boş olmasıydı. “sudo dpkg-reconfigure xserver-xorg” diyerek yeniden oluşturmaya çalıştığımda ise gerekli bölümler oluşturulmuyordu ve sorun devam ediyordu.

Sonuçta çözüm ubuntu.tr mail listesinden geldi. Meğer çözüm gayet basitmiş. BIOS’a girip “Legacy USB Support” seçeneğini Disabled yapınca sorun ortadan kalkıyor.

Benimle aynı sorunu yaşayanlara duyurulur çözümü başka yerde aramayın önce bunu deneyin…

İlerleyen günlerde yeni sorunlar yaşarsam eğer buradan haberdar ediyor olacağım. Epey bi sessizlik oldu yavaş yavaş burayı da canlandırmak lazım aslında…

Not: Nedenini hala bilmemekle birlikte xorg.conf dosyam hala bomboş.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »