Archive for the 'apreka' Category

Kordon Kanı Nedir? Neden Saklanmalıdır?

Kordon kanı bebeğin doğumundan sonra göbek kordonu içinde kalan kandır ve bu kan kök hücreler açısından oldukça zengindir. Kordon kanının alınması kesinlikle acı veren, korkulacak bir olay değildir. Bebek doğduktan hemen sonra özel bir sistem ile göbek bağının plesenta tarafında kalan kısmından alınır.

Kordon kanındaki kök hücreleri elde edilebilecek en genç hücrelerdir ve donduruldukları taktirde ileri bir dönemde tedavi amacıyla kullanılabilecek en güvenilir hücrelerdir. Eğer kemik iliği transplantasyonu için bekleyen bir hastaysanız uygun nakil yapılması için alıcı (siz) ve vericinin doku grupları arasında 6 da 6 uyum olması gerekmektedir. (Bir çocuk genetik materyalini anne ve babasından %50 %50 olarak aldığı için anne ve babanın doku grupları çocuğa uymamakta ve bu nedenle ebeveynlerden çocuğa kemik iliği verilememektedir.) Fakat çok henüz bağışıklık red sistemleri gelişmemiş olan kordon kanı kök hücresi transplantasyonu durumunda bu doku grubu uyumunun 6 da 3 olması yeterlidir. (Yukarıda bahsettiğim gibi anne babasından yarı yarıya alınan doku grupları sayesinde ileride anne babanın yaşayacağı sağlık sorunlarında çocuklarının doku grubu ile kendi doku grupları 3/6 uyumlu olacağından tedavi için kök hücre kullanımı da mümkün olacaktır.)

Bu kadar şey yazdıktan sonra şu da söylenebilir: “Evet güzel diyorsun ama biz baktık çok pahalı”. Belki eskiden çok pahalıydı ama günümüzde gerçekten çok büyük miktarlar gerekmiyor. Hem söz konusu olan hayatımız iken verilecek olan miktar çok az kalır… Ayrıca kordon kanı saklamak istediğinizde size iki seçenek sunulmakta. Birincisi bu kanın sadece sizin için kullanılması seçeneği ki bu seçenek diğerine göre biraz daha pahalı ve yıllık ücret gerekmekte. İkinci seçenek ise hücrelerin ihtiyacı olan hastalar için kullanılabilirliğine izin verilmesi durumu (daha ucuz ve yıllık ücret istenmiyor). Yukarıda da bahsettiğim gibi bir nakil için sadece 3 değerin tutmasının yeterli olduğu kordon kanı kök hücrelerinin diğer insanların da hizmetine sunulması aylarca sıra bekleyen / sırası gelmeden yaşamını yitiren hastalarımız için de bir çözüm kapısı olacaktır.

Bu konuyu yazmamdaki nedenlerden biri çok kısa bir süre önce aldığım bir haber. Gencecik bir çocuğun kemik iliği için sıra beklemesi. Oysa eğer kordon kanı saklanmış olsaydı ne de kolay olurdu tedavisi. Direk kendi kök hücreleri ile yeniden canlanmak.

Kordon kanı hakkında çok kısa bir bilgi vermek istedim. Anlatmak istediğim; hem kendi hayatınızı hem de diğer insanların hayatını kurtaracak güç sizin elinizde…

Bütün bunları dedikten sonra ülkemizde kordon kanı bankacılığı konusunda başvurabileceğiniz adresleri de sizlerle paylaşmak istedim:

http://www.atiteknoloji.com

http://www.babylife.com.tr/

http://www.kordonkanibankasi.com/

HÜKÜK Hücre ve Virüs Bankası

Daha önce burada bahsetmiş olduğum apreka projemi şimdilik kendi bloguma taşıma kararı almış bulunmaktayım. Bu yüzden apreka.net üzerinde yayınlamış olduğum yazıları (2 tane) aynen buraya aktarıyorum…

İlk yazımda sizlere Ankara’da bulunan ve şap hastalığı konusunda uzmanlaşmış bir enstitünün HÜKÜK adlı Hücre ve Virüs Bankası’ndan bahsedeceğim. Enstitümüz; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Şap Enstitüsü. Hücre kültürü dersimin yaptığı gezi sayesinde bizzat yerinde inceleme şansı bulduğum şap enstitüsü ülkemiz için gerçekten önemli bir tesis. Özellikle enstitüyü HÜKÜK Hücre Bankası bölümüyle ele aldım çünkü bu bölümün enstitünün en önemli bölümü olduğunu/olacağını düşünmekteyim. Fakat ilerleyen zamanlarda Şap Enstitüsü hakkında bir inceleme yazısı yazmayı planlıyorum.

Enstitünün hizmetlerine kısaca bakacak olursak adından da anlaşılacağı gibi şap hastalığı araştırmalarının yanında; teşhis, aşı üretimi, eğitim çalışmaları da yapılmaktadır. Ayrıca ülkemizdeki tek “Hücre Kültürü Kolleksiyonu” enstitünün verdiği adla HÜKÜK’te bu enstitüde bulunuyor. Bilgi vermek gerekirse bu kolleksiyonlar oluşturulmuş olan daimi hücrelerin saklandığı ve istenildiği takdirde belirli bir ücret karşılığında üniversiteler ve araştırmacılara sunulduğu yerlerdir. Dünyada çok daha gelişmiş örneklerini bulabileceğimiz hücre kültürü kolleksiyonları yani hücre bankaları bu alanlarda çalışan akademisyenler için vazgeçilmezdir. HÜKÜK üretimlerini monolayer ve süspanse şeklinde yapmakta. İnternet sitesi üzerinden yayınlanan hücre kataloğu sayesinde ihtiyaç duyulan hücrelerin HÜKÜK’te olup olmadığına bakılabilir ve gerekirse istek formu üzerinden sipariş talep edilebilir durumda. Ayrıca site üzerinde ücretlendirme bilgileri de bulunmakta. Diğer ülkelerdeki hücre bankalarına EACC, DSMZ ve ATCC‘yi örnek verebiliriz. Bu üç kolleksiyon için şuanda alanının en iyileri durumunda demek yanlış olmaz.

Ülkemiz için bu denli önemli olduğunu düşündüğüm enstitünün internet sitesi için aynı özellikleri söyleyemeyeceğim. Web standartları konusunda uzman birisi olduğum söylenemez fakat sitenin daha güzel bir halde olabileceği kesin. Ayrıca HÜKÜK için özel bir web sayfası düzenlenmemiş olması da benim için biraz şaşırtıcı geldi. Şap enstitüsünün bir birimi olmasından dolayı enstitü sayfasının altında değerlendirilmiş olması muhtemel fakat bence ayrı bir alan adı ve özel bir tasarımla hem akademisyenlerin ilgisini çekecektir, hem de atılan bu adımlar belkide HÜKÜK’ün daha da büyümesi olarak geri dönecektir. Çünkü HÜKÜK yalnızca ülkemiz için değil çevre ülkeler açısından da iyi bir nimet. Artık Ankara’da bulunan bir hücre için uzaklara sipariş vermek yerine hemen yakınlardaki Şap Enstitüsü’nden sipariş vermek daha hızlı ve daha ucuz olmakta. HÜKÜK’ün bulundurduğu hücrelerin tam listesini bulabileceğiniz hücre kataloğuna buradan ulaşabilirsiniz.

Not: Konu başlığımda ve internet sitelerinde virüs bankası adı da geçmesine rağmen ne internet üzerindeki aramalarımda ne de 2008 başında yapmış olduğumuz gezide bu konu hakkında bir bilgi almadığımdan virüs bankası hakkında çok fazla bilgi veremedim.

Apreka.net

Dün itibariyle biyoteknoloji sektörü hakkındaki yazılarımı toparlayacağım yeni blogumu yayınlamış bulunuyorum. Şimdilik wordpress’in sunduğu temalardan bir tanesi ile başlamış olsam da en kısa zamanda kendi temasıyla görebileceksiniz. Site üzerinde ülkemizdeki ve yurt dışından biyoteknoloji kurum ve kuruluşların hizmetleri hakkında  bilgilere yer vermeyi ve küçük eleştiri yazılarımı paylaşmayı düşünüyorum. Ve bazen de aldığım bir takım duyumları sizlerle paylaşıyor olacağım. Şimdiden söylemesi çok yakında bir bomba haberle gelebilirim. Eğer biyoloji ve biyoteknoloji ilgi alanınıza giriyorsa en iyisi siz apreka‘yı takip edin. :)